Türk Cerrahi Derneği Röportajına TGD'den Cevap...

22.03.2017

Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Medimagazin’de yer alan ve Türk Cerrahi Derneği (TCD) Başkanı Sn. Çağatay Çifter’in görüşlerini açıkladığı röportajı değerlendirmiş ve konu hakkındaki görüşlerini açıklamaya karar vermiştir. Aslında görüşlerimiz daha önce yapılan toplantılarda TCD’e açıkça ifade edilmiş ve gayet iyi bilinmektedir. Konu yakın zamanda Kamu Hastaneleri Kurumu (KHK) tarafından ele alınmış ve derneklerin de katıldığı bir toplantı yapılmıştır. Burada da görüşlerimiz iletilmiş ve derneklerin bir araya gelip ilerleme kaydetmesi önerimiz aktarılmıştır. Daha sonra da görüşmeler sürdürülmüş ve TGD tarafından hazırlanan bir akış şeması hazırlanarak KHK’a ve TCD’e sunulmuştur.

Kimlerin rutin endoskopileri yapacağı konusunda Derneğimizin görüşleri açık ve nettir; TGD yeterli eğitimi almış ve değerlendirmelerden geçmiş Genel cerrahi uzmanları dahil meslektaşlarımızın bu işlemi yapmasına karşı değildir ve her vatandaşımızın nitelikli endoskopiye erişiminin en önemli hakkı olduğunu savunmaktadır. İlgili Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) kararlarının arkasındadır. Bu nedenle “Gastroenteroloji Genel Cerrahinin endoskopi yapmasını istemiyor!” şeklindeki slogan tarzı yaklaşımlar sona ermelidir. 761 Gastroenteroloji uzmanının ülkemiz çapında yeterli hizmeti veremeyeceği zaten bellidir.

Yazıda uzun uzun vurgulanan yurtdışı örneklerde eğitimi dernekler değil Sağlık Otoriteleri tarafından yetkilendirilen kurumların verdiği, uzun süreli ve ciddi bir eğitim programı sonunda sınav yapıldığı göz ardı edilmektedir. Zaten tarafımızdan Sağlık Bakanlığına önerilen bir husus da TGD ve TCD’nin Bakanlık ile birlikte eğitim kurumlarını belirlemesi hatta finansları dernekler tarafından karşılanarak endoskopi eğitim merkezleri kurulmasıdır.

Endoskopi yapılmasındaki yetkinlik alanları konusu çok da karmaşık değildir. Zaten TUK’un 407 ve 457 sayılı kararları konuyu düzenlemekte ve yetkinliği ispatlanmış olanlar dahil tüm başvuranların eğitime alınması ve ardından sınanmasını karara bağlamaktadır. Konu aşağıdaki şekilde özetlenebilir;

1) Eskiye yönelik olarak halen 2000’den fazla meslektaşımızın sertifikasyon talebi Kamu Hastaneleri Kurumunda beklemektedir. Bu sertifikalar verileli yıllar olmuştur ve belirsizlik ortamı nedeniyle sonlandırılamamıştır. Başvurular üç gruba ayrılabilir;

a. Yeterli eğitim almış olup uzun yıllardır yeterli kalitede işlem yapanlar; eğitim ve ardından sınavı geçerlerse başvuruları onaylanmalıdır

b. Eğitimi ve / veya deneyimi yetersiz olmasına karşın başvuru yapanlar; başvuruları reddedilmelidir

c. Eğitimi ve / veya deneyimi konusunda verilen belgeleri yetersiz olanlar; belgeler yeniden istenmeli ve gereğinde tekrar eğitime tabi tutulmalıdır.

2) İleriye yönelik olarak TCD konuyu çekirdek eğitim programı içerisine taşıyıp sertifikasyondan çıkararak TÜM cerrahi asistanlarının bu hakkı almasını, hatta endoskopi eğitimi vermeyen (örneğin Hacettepe, Ege, Başkent ÜTF gibi) kurumların derhal bu eğitimi vermeye başlamalarını, aksi halde asistan eğitim haklarının tümüyle kaldırılmasını talep etmektedir. Bu yaklaşım gerçekçi değildir ve TGD tarafından kabul edilmemektedir. Aslında Genel Cerrahi ailesinin bir kısmının da bu yaklaşıma çok sıcak bakmadığı bilinmektedir.

Sonuç olarak çözüm hasta yararına ve hasta merkezli olmalıdır. Gastroenteroloji uzmanları zaten sayıları ve yaptıkları işlerin çeşitliliği nedeniyle çok ciddi bir iş yüküne sahiptir ve ileri uzmanlıkları nedeniyle çok daha sofistike işlemlerde görev yapmaktadır. Bu nedenle diğer alanların bu yazıda tanımlanan kriterler içerisinde sertifikasyon başvuruları alınmalıdır. Tabii her hastanın endoskopiye erişimi sağlanırken bu işlemleri yapanların yeterli eğitimi almış, objektif ölçütlerle değerlendirilmiş olmaları şartı unutulmamalıdır. Bu amaçla hazırlanan aşağıdaki algoritm paydaşlarımıza iletilmiştir. TGD en başından itibaren konunun bir üst otorite tarafından denetlenmesi gereği olmadan her iki derneğin hasta merkezli iyi niyetli yaklaşımı ile çözülebileceğini savunmuştur ve savunmaya devam etmektedir. Fakat diğer yandan da yukarıdaki 1-c maddesinde tanımlanan başvuruların halkımızın sağlığı kaygısını ön plana alarak reddedilmesini savunmaktadır. Genel Cerrahi tarafından göz ardı edilen cerrahide uzmanlaşmanın sağlanması ve gastrointestinal cerrahinin yaygınlaştırılması bu tartışmaları yok edecek bir çözümdür.

Derneklerin Yönetim Kurullarına düşen görev konuyu akıl, bilim, ülke gerçekleri ve hasta yararı çerçevesinde değerlendirip kamu otoritesine sağlam bir plan götürmektir. TGD de aynen bunu yapmaktadır. TCD de sloganlardan uzak kalarak bu yaklaşımı desteklemelidir.

Saygılarımızla.

Serhat Bor

TGD Yönetim Kurulu adına

Resim1.png

Türk Cerrahi Derneği Başkanı (TCD) Prof.Dr. Çağatay Çifter, Gastroenterologların yanı sıra Genel Cerrahların da endoskopi yapmalarının gerekliliği ve nedenleri ile ilgili Medimagazin’e açıklamalarda bulundu.

Artan endoskopi endikasyonları nedeni ile bu işlemleri yapacak eğitimli hekim sayısının nüfusla doğru orantılı olması gerektiğini belirten Prof.Dr.Çifter, Türkiye’de genel cerrahların çok uzun yıllardır endoskopi ünitelerinde görev aldıklarını, üst ve alt endoskopi uygulamasını ilk başlatanların genel cerrahlar olduğunu ifade etti.

‘’Endoskopilerin yüzde 60’ını genel cerrahlar, yüzde 40’ını gastroenteroloji uzmanları yapıyor’’

Çifter, ‘’Endoskopi üniteleri İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği’nde 1954 yılında, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği’nde ise 1980’de kurulmuştur.

Şuanda ülkemizde görev yapan Gastroenteroloji Uzmanı sayısı 700 iken Genel Cerrah sayısı 5 bin kadardır. Üst ve alt endoskopilerin yaklaşık yüzde 60’ını genel cerrahlar, yüzde 40’ını gastroenteroloji uzmanları yapmaktadır. Aktif endoskopi yapan uzman sayıları gastroenterolojide yaklaşık 600, genel cerrahide ise bin 800’dür.’’ açıklamasında bulundu.

Endoskopi yapan genel cerrahların işlem ödemelerinin SGK tarafından uzun süredir yapıldığını ancak Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından genel cerrahların endoskopi yapmamaları ve SGK tarafından ödeme yapılmaması için Sağlık Bakanlığına dava açıldığı bilgisini verdi.

TCD’nin Danıştay aşamasında olan davaya müdahil olduğunu ifade eden Çifter, ‘’Günümüzde ihtisas veren Genel Cerrahi Klinikleri’nin 60’tan fazlasında endoskopi üniteleri mevcut olup, asistanlar bu eğitimi alarak uzman olmaktadır. Ünitesi olmayan merkezlerdeki asistanlar eğitim için rotasyona gönderilmekte, ayrıca eğitim almak isteyen genel cerrahi uzmanları TCD’ nin 37 eğitim merkezinden birinde 3 aylık eğitim almakta ve Sağlık Bakanlığı kontrolünde sertifikasyon yapılmaktadır.’’ ifadelerini kullandı.

‘’Gastroenterolog sayısı yetersiz’’

Türkiye’de her gün binlerce endoskopik işleme ihtiyaç duyulduğunu ve bu işlemi yapmak için yeterli sayıda gastroenteroloji uzmanı olmadığını belirten Çifter, ‘’Tüm bu işlemlerin 600 gastroenteroloji uzmanı tarafından yapılması imkansız. Üstelik çoğu ilçemizde gastroenteroloji uzmanı bulunmuyor. Buna karşın hemen her ilçede genel cerrahi uzmanı var.’’ dedi.

Büyük illerde yer alan Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri’nde de Gastroenteroloji Uzman sayısı yetersiz olduğunu dile getiren Çifter, ‘’Örneğin Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 Gastroenteroloji Uzmanı varken, 21-22 Genel Cerrahi Uzmanı var. Bu hastanede Gastroenteroloji Uzmanları tarafından haftada 60-70, Genel Cerrahi Uzmanları 230-270 endoskopik işlem yapılıyor. Bu rakamların gösterdiği gerçek şudur; Türkiye’de üst ve alt endoskopik işlemlerin aksamadan yapılabilmesi için genel cerrahi uzmanlarına gereksinim vardır. ‘’ şeklinde konuştu.

‘’Kolonoskopik işlemleri genel cerrahlar yapıyor’’

Sağlık Bakanlığının halen yürürlükte olan ‘Kolorektal Kanser Tarama Programı’nda yer alan kolonoskopik işlemler ve girişimlerin genel cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayan Çifter Medimagazin'e yaptığı konuşmada,

‘’Öte yandan Genel Cerrahi Uzmanlarının eğitiminde var olan laparoskopik ve robotik cerrahi işlemler, aslında endoskopinin ileri düzey versiyonlarıdır. Endoskopik işlemler sırasında oluşan komplikasyonlar da yine genel cerrahlar tarafından çeşitli ameliyat teknikleriyle tedavi edilmekte, zaman zaman bu organların rezeksiyonları yapılabilmektedir. Bir genel cerrahi uzmanına, ameliyatını yapabildiği, tamir ettiği ya da rezeke edebildiği bir GİS organı için; ‘Ama lümen içine bakıp işlem yapamazsınız’ demenin hiçbir bilimsel ve mantıksal izahı yoktur.’’ ifadelerini kullandı.

‘’ABD’de endoskopi eğitimi yapmayan genel cerrahi asistanları uzman olamıyor’’

Amerika Birleşik Devletleri’nde, Genel Cerrahi Asistanlık Eğitimi’nde üst ve alt endoskopi yapmayanların uzmanlık sınavına giremediklerini dile getiren Çifter, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’Board sınavlarında da belli sayıda endoskopi yapmış olma şartı aranıyor. İngiltere, Avustralya ve Japonya’da, özellikle taramalarda, endoskopiler eğitimli hemşire ve pratisyen hekimler tarafından yapılıyor. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde genel cerrahlar eğitimleri sırasında endoskopi eğitimi alarak uzman olmakta ve bu işlemleri yapmaktadırlar yani endoskopik işlem bir alet kullanımı olarak kabul edilmektedir. Bütün bu gerçekler ve nedenler ışığında ülkemizde, üst ve alt endoskopik işlemlerin eğitimli genel cerrahlar tarafından da yapılmasının bilimsel bir gerçek ve gereklilik olduğu açıktır.’’